29 Temmuz 2010 Perşembe

yarım, yamalak

bardağıma doldurduğum çayı, kahveyi bile bitiremiyorum... hayatım hep yarım yamalak... hevesler üstüne kurduğum inşa etmeye çalıştığım saçmalıklar silsilesi , sıkılmakta değil ki benimkisi araya girenler kafa dağıtanlar bardağımda ki çayı bana unutturanlar, bardağımı onlarla paylaşmamı belkide hepsini benden almayı isteyenler suç hep onların... ben çayım bitsin istiyorum bardağım boşalsın kafam dağılsın mutlu olayım... aklın bardağın diğer yarısındayken başka hiç bir şeye veremiyorsun kendini, kendinide anlatamıyorsun kimseye gösteremiyorsun içini... bir sene mutlulukla geçirilen yine yarım bırakılacak bir hayat var önümde , bir adam var birde ben... unutulan yarım çay dökülecek zaten soğumuştu diye yenisi doldurulacak yerine o da unutulacak sonra... neyseki öğretti hayat bana artık bardağımı doldurmamayı içeceğim kadar almayı, dökülene üzülmemeyi... sıradaysa gün saymayı sabretmeyi öğrenmek var, anneme sarılmak kendi yaralarımı kalp kırıklarımı sarmak var özlemek var belki , belkide kızmak isyan etmek, nefret etmek...

19 Temmuz 2010 Pazartesi

vaktim dar ama zaman da geçmiyor

                          artık tasarım yapamıyorum, oysa işe ilk başladığım günlerde nasılda hevesliydim... farklı bi dünyaya girmiştim lan resmen, kalemler kağıtlar kumaşlar boncuklar süslemeler hikayeler desenler mutluluk sarhoşuydum eğleniyordum sonra işin şekli değişti piştin sen oldun dediler çektiler bir köşeye bir elimde telefon önümde okunacak çevirisi yapılacak mailler , sonra oda hoşuma gitmeye başladı güç bendeydi tasarımcılar benimdi ne dersem onu çizecekler, kumaşları benim istediğim gibi olacak, detaylara ben olur olmaz diyecektim ama içimi körelttiğini bilemezdim, özledim kalemlerle oynamayı ellerime bulaşmalarını, çizip çizip yırtmayı başkalarının yaptıklarına burun kıvırmak yetmiyor artık, kendini değerli hissettirmiyor insana...
beşinci yazım, ve yazılarımdan ikisi işimden şikayet... bugün karar verdim iş hayatı bana göre değil cancağazım... beni zaten hiç bir şey mutlu etmeyecek eninde sonunda sıkılacağım para kazanma kaygısı olmadan çalışmak istiyorum mümkünse çıpıdık terliklerle işe gitmek yada hiç gitmemek dökmek boya kalemlerini yatağımın üzerine boyamak dünyayı pembeye, yeşile, sevmediğim mora belki biraz puslu griye canlı sarıya....