28 Mart 2011 Pazartesi

size tiramisu yaptım *_*

ben stresimi ya temizlik yaparak, ya yemek yaparak ya da yemek yiyerek atarım... neden bilmiyorum ama fayansları ovaladıkça hıncımı alıyorum sanki , rahatlıyorum, yerleri değilde kararan kalbimi temizliyorum belki ne bileyim... umarım bu resim hayatım hakkında size bir fikir verir o.O
stres atma yöntemlerimden düşününce hem kendime hem etrafımdakilere en faydalısı yemek yapmak zaten yaparken doyuyorum... saçmalık blogu olduğuna göre size tarif vermemde de bir sakınca yok ;)
öncelikle malzemelerimizi hazır edelim ;
kedi dili bisküviyle yapanlarda olsa en temizi hazır kek ohh şöyle ortasından kesilmiş miss...
3 yemek kaşığı un silme de değil tepeleme de ikisinin ortası ;)
3 yemek kaşı şeker aynen un kadar
1 adet yumurta
2 su bardağı süt hüüp diye üstünden içmeyin görüyorum burdan
1 paket 200gr labne normal olanı ama ben şöyle 350-400gr koyuyorum tadından yenmiyor
1 su bardağı şekersiz nescafe hazırlıyoruz çok meraklıysanız azıcık şeker atabilirsiniz ben karışmam gerçi evde nescafe yokmuş sade, annem süt tozuyla karıştırmış, bende espresso kullandım çaktırmayın...
öncelikle iki parçaya ayırdığımız kekin tabanını servis tabağına alalım önce sonra her iki parçayı da bir güzel nescafe ile ıslatalım, amman kuru yer kalmasın...
atınız şurda otlaya dursun, pardon kekiniz nescafe'yi çeke dursun biz bu arada krema hazırlamaya başlayalım.
bakkal amca, bakkal amca unun var mı? şekerin var mı? ne duruyorsun yumurtayı sütü katıp bir güzel karıştırıp mama kıvamına gelinceye dek kısık ateşte karıştırarak pişirsene... pişirdin diyelim sonra soğuyana kadar kenarda beklet soğuyunca labneyi ekle yine çırp yine çırp...
kremayı ikiye bölüp yarıdan daha fazlasını tabanın altına bir güzel sürüyoruz, efendime söyliyim kekin üst tarafını kırmadan bozmadan cumburlop üstüne konduruveriyoruz kalan kremayıda üste sürüyoruz...

hımm ne kaldı, çay süzgecine doldurduğumuz kakao'yu estetik hareketlerle tiramisumuzun üstüne bir güzel döşüyoruz hani kendim yaptım diye demiyorum ama çok güzel oldu... keyfim yerinde olunca size cheese cake tarifimi de veririm... parmaklarınızı yersiniz... ilk resim temsili önceden yaptıklarımdan bu gece yoruldum yarın keser yeriz artık :)

26 Mart 2011 Cumartesi

dünyadaki en bencil insanla tanıştım dün

en hızlı nasıl koşabilirsin? nereye kadar kaçabilirsin? ya da nereye saklanırsan seni kimse bulamaz? küçücük bedenin sığabileceği dolaplar var biliyorsun. peki denizleri taşıran aklını, beni delirten hayal gücünü ne yapacağız?
sımsıkı sarıldığınız fotoğraflardan yanınızdakini kesip attığınızda gerçekten yok mu oluyor anılar? hem ben kimim ki hesap soran? nereden çıktı bu boş konuşmalar.
dünyadaki en bencil insanla tanıştım dün. içimdeydi, bir merhaba dedi... çok konuşmadı çünkü iyi tanıyorduk birbirimizi, söyleyecek hiç bir şeyimiz yoktu, gitti.
ne zaman döneceğini bilmediğin o uzak şehirlerden o kadar çok hediye biriktirdin ki başkalarına verilecek, sırtın büküldü taşımaktan zaten dönme artık kimse istemez seni.
sözün bittiği yerde yarım bir gülüş bıraksaydı ikinizden biri korkardım... gittiniz ben şaşkınlığımla öylece kalakaldım. 
son kullanma tarihi geçtiği halde kimsenin farketmediği sütü açıp kafama dikmişçesine acı bir tat vardı ağzımda günlerdir sırf susmaktan... sonra düşündüm mutlu olmak istiyordum, yine sustum.
hem aslında yoktuk ki biz, ağladım, unuttum, uyudum.... kalktım üstümü giydim, pazara gittim, sevdiğin şeyleri aldım yine, yemek yaptım bize tuzunu fazla kaçırmadım ama acı oldu bu defa biraz...sevdim.

14 Mart 2011 Pazartesi

kibir, en sevdiğim günah!

hep çocukluğuna veriyordum yaptıklarını yok diyordum hala büyümemiş....düşünürken anladım aslında öyle bir şey yok... büyüdün sen,büyüdük biz, bütün sorun kibirin... sen o kadar mükemmelsin ki asla hata yapmış olamazsın.... sen her şeyi o kadar bilir yerinde yaparsın ki yanlış bir şey yapmış olamazsın imkansız bu... işte bu yüzden benim sana kızmaya kırılmaya hakkım yok, olamaz... kızıyorsam bana iki katı kızmalısın sen! çünkü kızarak bok yiyen hata yapan benim...  affet beni sen öyle mükemmelsin ki yanlış bir şey yapmış olamazsın...güneş batıdan doğar ama sen ve hata haşa ne mümkün.... o yüzden yaptığın şeyden hoşlanmama kızma kırılma gibi bir hakkım yok.... hadi yedim öyle bir bok ağzıma sıçana kadar canımı yakmakta serbestsin.... çünkü haksız benim.... yaptığın şeye her ne olursa olsun farketmez karşı gelerek hoşlanmadığımı belirtir biçimde kızdıysam sıç ağzıma çünkü ben buna layığım hemen asılsın suratın kaç git mesela küs hemen tavır al konuşma benimle yanlış anladığımı ya da şaka yaptığını anlatmaya çalışma bana bokum ya ben değmez zaten... nasıl olsa gerizekalının teki olduğum için hemen ilk aramanda koşa koşa gelirim sana....

8 Mart 2011 Salı

blogumu wordpress'e taşıdığım için suçluluk duyması gereken ben değilim

evet değilim....
http://nedesembilmiyorum.wordpress.com/

blog işleri







iş yerinde boğuluyorum, evde boğuluyorum, hayatta boğuluyorum!!!!! içimi döktüğüm bir blogum vardı artık ona da ulaşamıyorum boğuluyorum… o zaman hep beraber söylüyoruz artık hangisini isterseniz benim iki favorim var! ha bu arada youtube ‘ a ulaşamıyorum zaman zaman…. ne olduğunu biliyorsunuz işte!